Neden yaptığımız güzel şeyleri göstermek ayıp?

Neden yaptığımız güzel şeyleri göstermek ayıp?

Gerçekten neden ayıp?

Yapılan kötülüğün, arsızlığın ve hatta kabalığın gözümüze sokulduğu bir dönemde güzelliğin, iyiliğin ve nezaketin de olabileceğini, gösterilebileceğini ve hatta üstüne basa basa gösterilmesi gerektiğini düşünenlerden birisiyim.  Bir kişi, genç bir çiftin evlenmesine veya iş kurmasına destek verdiğinde “aman sakın duyurma,  söyleme,  kimse bilmesin” sözcükleri sarf edilirken,  aynı kişi genç bir çifti dövdüğünde veya öldürdüğünde kulaktan kulağa fısıltı ile duyuluyor. Hatta haberlere olmadı tt listesine üst sıralara taşınıyor. “yaşanmaz bir hal bu dünya, gencecik yaşta öldürmüş cani” sözcükleri ile hem kötülüğü üretenin kötülüğünün duyulmasına,  normalleşmesine ve örnek alınmasına ön ayak olduğumuzu düşünüyorum.

 

“İyiliğin reklamımı olur canım? Aman sende”  diyenleri duyar gibiyim. Bu mantıkla bakarsak “Kötülüğün reklamı olur mu?” diye sormazlar mı? Sorarlar. Biz bu soruyu sormayalım, konumuz kötüler ve kötülükler değil. 

 

“Sağ elin verdiğini sol el” duymamalıdır. Hadis-i Şerifi hatırlattığınız için teşekkür ederim. Buradaki asıl mevzu verilen elin rencide edilmemesidir. Yapılan iyiliğin gizlenmesi değil. Kurna-ı Kerimde “… Kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve âşikâr infâk eder, verirler. Kendilerine kötülük yapanlara, iyilik ederler. O müminler için âhiret saâdeti ve rahatı vardır.” Buyurulmamış mıdır? O halde gizli bir iyilik yapılabilirken,  aşikar da yapılabiliyormuş canım kardeşim. 

 

Kötüler ve kötülükleri argo bir ifadeyle piyasa yapabilirken, iyiler ve iyilikleri hep gizli kaldığı için insanların umudu tükeniyor, yeni nesil bu iyilik ve güzellikleri görmeden bilmeden duymadan yetişip kötülerin kötülüklerini normal karşılayabiliyor. 

 

Gazetelerde, televizyonlarda, sosyal medyada boy boy yapılan hırsızlıklar, arsızlıklar, cinayetler gösterilirken, “Vurun kahpeye!” diyerek öfke ve sinirle bir benden olsunlar  eklenince kartopu gibi sosyal sorunların içerisinde buluveriyoruz kendimizi. 

 

Fakat görmüyoruz gerçekten yüreği ile yapılan iyilikleri, güzellikleri. Çünkü yer kalmıyor onlara gazetelerde. Süresi doluyor haber bültenlerinin, tt listesinde yer bulamıyor güzellikler aman reklam olmasın sevabı azalmasın diyerek. 

 

Bırakın reklam olsun, bırakın sevabı az olsun! Örnek olduklarımız ile kapatalım o açıkları. Umudunu yitirenlerin bizden görerek iyilik yapmaya özenenlerin sevapları belki de yaptığımız iyilikten daha fazladır. Nasıl dı?  “Bir iyiliğe vesile olan o iyiliği yapmış gibi sevap kazanır !”değil mi? Evet, o halde iyiliklere vesile olmak için bile olsa gösterelim yapılan iyilikleri, iyi insanları. Örnek olalım. 

 

En az kötüler kadar sesimiz gür çıkmalı. Aksi halde yaptığımız iyilikler hiçbir zaman görülmeyecek ve örnek alınarak çoğalmayacak!

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.